‘Asıl kavgayı perde gerisindeki güçlerle veriyoruz’


Perşembe, Nisan 13th 2017

İstanbul – Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler 30 yıl bu ülkede, bölücü terör örgütlerinin yanında bunları üzerimize salan odaklarla mücadele ediyoruz. Esasında asıl kavgayı perde gerisindeki güçlerle veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu’nda Milli İrade Platformu tarafından organize edilen “15 Temmuz Şehit Yakınları ve Gaziler Programı”ndaki konuşmasına, “Size, Erzurum’un selamlarını getirdim. Bu akşam şu muhteşem atmosferde gönüllerimizi buluşturan, hasret gidermemize, hasbihal etmemize vesile olan Yüce Mevlama hamdolsun. Milli İrade Platformuna teşekkür ediyorum. Her birinize büyük ve güçlü Türkiye idealini sahiplendiğiniz, 16 Nisan’da istikrardan, özgürlükten ve demokrasiden yana duruş sergileyeceğiniz için şimdiden şükranlarımı sunuyorum.” ifadeleriyle başladı.

Milleti, bayrağı, vatanı, ezanı, devleti için hayatlarını feda eden şehitlere Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, Bakara Suresi’nde “Allah yolunda öldürülenlere asla ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler, fakat siz bunu anlayamazsınız.” denildiğini aktardı ve gazilere de minnettarlığını ifade etti.

“HER ZAMAN SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Erdoğan, son 14 yıldır şehit ve gazilere olan vefa borcunu ödemenin çabası içinde bulunduklarını belirterek, “Şehitlerimizin emanetlerini canımızdan bir parça görüyor, sosyal, ekonomik, psikolojik ne ihtiyaçları varsa onları çözmeye gayret ediyoruz. Bugüne kadar onların acısını azaltmak, milletimizin ve devletimizin kendilerine olan şükran borcunu ifa etmek için birçok düzenlemeyi uygulamaya koyduk. Şehit yakını ve gazilerimizin tam 45 ana başlık altına toplanmış hakları bulunuyor. Güncel ihtiyaçlar belirdikçe, gazi ve şehitlerimizin taleplerine göre yeni çalışmaları, düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. İnşallah bu konuda her zaman sizlerin yanında olmaya, yükünüze omuz vermeye devam edeceğiz.” dedi.

“CİDDİ KARARLAR, BÜYÜK BEDELLER ÖDEMEYİ GEREKTİRİR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyük milletlerin imtihanının da çetin olduğunu, ciddi kararların büyük bedeller ödemeyi gerektirdiğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz, Anadolu’nun kapılarını açtığımız 1071’de, çok büyük bir karar verdik. Aynı şekilde 1453 yılında, İstanbul’u fethettiğimizde yine böyle bir karar verdik. Birileri, 1453 yılında İstanbul’u kaybetmenin acısını, yüzyıllardır unutamadı. Birileri, Balkanlar’a, Kuzey Afrika’ya, Akdeniz’e, Karadeniz’e damgamızı vurmamızın kızgınlığından bir türlü kurtulamadı. Asırlardır bu cennet toprakları kaybetmenin üzüntüsüyle yaşıyorlar. Bunun bedelini de milletimize ödetmek istiyorlar. Zayıf anımızı kollamalarının, fırsatını bulduklarında hemen kapımızda belirmelerinin sebebi işte budur. Şu gerçeğin hepimiz çok iyi farkında olmalıyız; Asya, Avrupa ve Afrika’nın kalpgahı olan bu ülke sadece bu 3 kıtanın değil, dünyanın da merkezidir. Tarih boyunca en kanlı savaşlar, en çetin kavgalar burada, Anadolu coğrafyasında verilmiştir. Büyük İskender’den Haçlı Ordularına, Moğol istilasından Birinci Dünya Savaşı’na kadar birçok küresel mücadelenin odak, kavşak noktası yine burasıdır. Elbette böyle bir coğrafyayı vatanlaştırmanın bir bedeli vardır. İşte bizler bu toprakları kendimize yurt edindiğimiz 1071’den beri bunun mücadelesini veriyor, bedelini ödüyoruz. Çanakkale, bu mücadelenin ete kemiğe bürünmüş halidir. Sevr, bu saldırıların diplomasideki yansımasıdır. Kurtuluş Savaşı, bu bin yıllık mücadelenin zirvesidir, nirengi noktasıdır. Yüzyıllardır saldırıların yöntemi, aktörü, biçimi değişse de hedefi, gayesi asla değişmemiştir. Bu hedef Türkiye’dir, Türk milletidir, bu milletin temsil ettiği kadim değerlerdir. Bu hedef, Konstantiniyye’yi İstanbul yapan inançtır. Bu hedef, Anadolu’yu bir nakkaş titizliğiyle camiler, medreseler, külliyeler, vakıflar, şifahaneler ile süsleyen medeniyet birikimidir.”

“ASIL KAVGAYI PERDE GERİSİNDEKİ GÜÇLERLE VERİYORUZ”

Bir tarafta Kandil var ‘hayır’ diyor. Bir tarafta İmralı var ‘hayır’ diyor. Bir tarafta Pensilvanya var ‘hayır’ diyor. ‘Kişi sevdikleriyle beraber haşr olunacaktır.’ Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Mesele burada. Bunu kimse sağa sola çekmesin. Kim, kimle yürüyorsa onunla beraberdir. Bunların yolu, istikameti belli. Bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyenler ne diyor? Hayır. Onlarla beraber gidenler ‘hayır’ diyor.”

Türkiye’de 30 yıldır, bölücü terör örgütlerinin yanında, bunları ülkenin üzerine salan odaklarla mücadele edildiğini vurgulayan Erdoğan, “14 yıldır bizler Başbakan olarak, Cumhurbaşkanı olarak bu terör örgütüyle mücadele ediyoruz. Esasında asıl kavgayı perde gerisindeki güçlerle veriyoruz. Almanya’da bu güçlerle mücadele ediliyor, Belçika’da, Hollanda’da, İsviçre’de, İsveç’te bunlarla mücadele ediliyor. Eğer bizim Dışişleri Bakanımıza uçuş izni verilmiyorsa, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız arabanın içine mahkum ediliyorsa, kadın haklarından bahseden bu terbiyesizler, bir bayana bu şekilde muamele ediyorlarsa, bunların medeniyetten yana nasibi yoktur. Bunlar medeniyet dediğin, tek dişi kalmış canavardır. Bunlarda medenilik yok.” diye konuştu.

“16 NİSAN KARAR GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün 1984 yılından beri hunharca katlettiği insanların çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğunu belirterek,”Bu pazar, aynı zamanda benim Kürt kardeşlerimin de bir sınavıdır, imtihanıdır. Artık kimse ‘bizi tehdit ediyorlar, korkutuyorlar’ diyemez. Türk Silahlı Kuvvetleri, polisimiz, güvenlik korucularımız Güneydoğu’da, Doğu’da bunların tehdit ettiği yerlerde, onların sırtındadır. 20 ayda 10 bin 500 terörist etkisiz hale getirilmiştir.” dedi./Dünya Bülteni/

Etiketa: ,

Leave a Reply

Kërko ndihmë për trajtim shëndetësor jashtë vendit
Të fundit