Salı, Haziran 23rd 2026

7 Haziran parlamento seçimlerinde oy sayımının tamamlanması, Kosova’daki en ilginç siyasi paradokslardan birini ortaya çıkardı.
Gazeta e’nin yazdığına göre, ülkenin en büyük ikinci belediyesi ve PDK’nın geleneksel kalelerinden biri olan Prizreni, PDK’nın belediyeyi yönetmeye devam etmesine ve yerel yönetimi beş dönem boyunca elinde tutmasına rağmen bu partiden herhangi bir milletvekili almayı başaramadı. Prizren.
Bir zamanlar siyasi liderlerin “PDK’nın Kudüs’ü” olarak tanımladığı Prizren, yıllardır bu partinin en önemli seçim merkezi oldu. Ancak son parlamento seçimlerinin sonucu, yerel nüfuzun artık Kosova Meclisindeki temsile otomatik olarak yansımadığını kanıtlıyor.
Vetëvendosje Hareketi Prizren’den üç milletvekili çıkarmayı başardı: Hajrulla Çekun, Arbër Rexhajn ve Artan Abrashin. Bu arada Kosova Demokratik Birliği de Anton Quni tarafından temsil edilecek. Öte yandan, ne PDK ne de AAK, milletvekillerini şehirden çıkarmayı başaramadı; bu, sadece birkaç yıl önce çok az kişinin tahmin edebileceği bir sonuca işaret ediyordu.
PDK’nin Prizren’deki en popüler isimlerinden biri olan ve art arda birkaç dönem milletvekili olan Nait Hasani’nin Meclis’te bir sandalye için yeterli oyu elde edememesi özellikle anlamlı. 5 ay önce yapılan ön seçimlerde oy manipülasyonu olayı nedeniyle eleştirilmişti. Onun yeni parlamento oluşumundaki yokluğu, yalnızca partinin geleneksel figürlerinin nüfuzunun azalmasını değil, aynı zamanda Prizren seçmenleri içindeki siyasi haritanın dönüşümünü de simgeliyor.
Bu sonuç, son seçimlerde de gözlemlenen bir olguyu kanıtlıyor: yerel oy ile parlamento oyları arasında giderek daha belirgin hale gelen bölünme.
7 Haziran’ın sonucu Prizren’i alışılmadık bir siyasi konuma yerleştiriyor. Onlarca yıldır PDK’nın seçim merkezi olarak kabul edilen şehir, bu mecliste yalnızca LVV ve LDK milletvekilleri tarafından temsil edilecek. PDK için bu, yerel yönetim kontrolünün artık merkezi düzeyde nüfuzu garanti altına almak için yeterli olmadığının açık bir işaretidir; rakip partiler için ise sonuç, Prizren’deki siyasi ortamın beklenenden daha hızlı değiştiğine dair kanıt teşkil ediyor.
Bu gelişmenin yalnızca bir seçim anını mı yoksa Kosova’nın en önemli belediyelerinden birinde siyasi dengelerde daha derin bir dönüşümün başlangıcını mı temsil ettiği henüz bilinmiyor.
İlgiyi hak eden başka bir husus. Prizren’in ülkenin ikinci büyük belediyesi olmasının yanı sıra Kosova’nın Tarihi Başkenti statüsüne de sahip olması. Ancak bu kez bu belediyenin parlamentodaki en büyük temsili Arnavut partileri değil, çoğunlukta olmayan topluluklardır. Prizren milletvekillerinden altısı topluluk partilerine üye olup bunlardan ikisi Türk toplumunu, üçü Boşnak toplumunu ve biri de Roman toplumunu temsil etmektedir. /Gazeta ve Prizren
Kaynak: prizrenpost
