Cuma, Mayıs 15th 2026

Gazze’deki soykırım sonrasında meşruiyet krizine giren tarihi Filistin hareketi
Yarım asırdan fazla bir süredir Filistin siyasetinin ana hareketi olan El Fetih, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor.
Mondoweiss portalının haberine göre, Filistin halkı birçok cephede varoluşsal zorluklarla karşı karşıya kalırken, geçtiğimiz günlerde Ramallah’ta düzenlenen Sekizinci Genel Kongre, “örgütsel yorgunluğa” ve iç güç mücadelelerine gömülmüş bir hareket gösterdi.
Kongre, radikal reformlar için bir platform olmak yerine, eleştirmenler tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilen bir kongre olarak algılandı. Statükoyu koruma süreci. Nasser al-Qudweh gibi üst düzey isimler, mevcut liderliği iç düzenlemeleri göz ardı etmekle ve aynı yönetici elitin yeniden seçilmesini sağlamak için delegeleri dikkatli bir şekilde seçmekle suçluyor.
İbrahim Abrash ve Ali al-Jarbawi gibi analistlere göre El Fetih, “yapısal bir çürüme”den muzdarip. Hareket içindeki tartışma, ulusal kurtuluş stratejilerinden bürokratik pragmatizme ve Merkez Komite’deki görev dağılımına doğru kaydı.
Mondoweiss’e göre bu kurumsal parçalanma, Batı Şeria’nın fiilen ilhak edildiği ve Gazze’nin savaş sonrası belirsiz bir durumda kaldığı kritik bir anda yaşanıyor.
Kongrenin en zayıf noktalarından biri, hareketin farklı akımlarını entegre edememesi. Muhammed Dahlan gibi isimlerin dışlanması ve Al-Qudweh’in boykot etmesi, Mahmud Abbas liderliğinin çoğulculuk yerine dışlanmayı tercih ettiğini gösteriyor.
Ancak en büyük zorluk Marwan Barghouti olmaya devam ediyor. Yirmi yıldır İsrail hapishanelerinde olmasına rağmen Filistinliler arasında en popüler kişi o.
Ailesinin kongreye katılmayı reddetmesi, “sahanın tabanı” ile “Ramallah’ın elitleri” arasında derin bir uçurum olduğunu gösteriyor. Mondoweiss, analizinde, en güçlü direniş sembolünü içeremeyen bir hareketin, halk desteği olmadan idari bir yapıya dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor.
Hareketin Genel Sekreteri Jibril Rajoub, örgütün zayıflığını kabul ediyor ancak El Fetih’in ulusal projeyi “uluslararası meşruiyet”e doğru yönlendirebilecek tek güç olarak kaldığında ısrar ediyor.
Kongreyi Hamas’la uzlaşmaya yönelik bir adım olarak görüyor, ancak onsuz bu zor görünüyor. Güvenilir iç reform. Bu koşullar altında Sekizinci Kongre, ya sancılı bir yeniden yapılanmanın başlangıcı ya da El Fetih’in liderlik rolünü kaybetmesine neden olan bir krizin teyidi olabilir.
Yerel analistler, “gerçek bir öz değerlendirme” olmadan ve Filistin çoğulculuğunu temsil eden yeni bir liderliğin yolunu açmadan hareketin yalnızca tarihsel bir isim olarak kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve Filistin’in siyasi ağırlığının diğer aktörlerin eline geçtiğini söylüyor. kare
Kaynak: prizrenpost
Etiketa: Aktüel
