Kırsal ve kentsel alanlardaki çocuklar farklı ruh sağlığı sorunlarıyla karşı karşıyadır


Cuma, Mayıs 22nd 2026

Pediatric Investigation dergisinde yapılan bir araştırma, kırsal kesimdeki çocukların daha sık duygusal sorunlar gösterdiğini, şehirlerde yaşayanların ise davranış sorunlarına daha yatkın olduğunu gösteriyor.

Kırsal kesimde büyüyen çocuklar ile şehirlerde yaşayan çocuklar aynı şekilde ruh sağlığı sorunları yaşamazlar. Pediatric Investigation bilimsel dergisinde yayınlanan bir çalışma, kırsal kesimde ve şehirdeki çocuk ve ergenlerin genellikle çeşitli türde psikolojik zorluklarla karşılaştıklarını göstermiştir.

Araştırmaya göre, kırsal kesimdeki çocuklar daha çok duygusal sorunlar, özellikle de depresyonla ilişkili belirtiler gösterirken, şehirdeki akranları davranış sorunlarına daha yatkındır.

Bu çalışma için Çin’den araştırmacılar, 6 ila 16 yaş arası 19.711 öğrencinin verilerini analiz etti. Bunlardan 9 bin 566’sı kentlerde, 10 bin 145’i ise kırsal kesimde yaşıyordu. Toplam sayının 3.003’ü çocuk ve ergende ruhsal bozukluk vardı.

İlk değerlendirme çocuk davranışı kontrol listesi aracılığıyla yapıldı, daha sonra çocuk ve ergenlere yönelik nöropsikiyatrik görüşmelerin yanı sıra psikiyatristlerle yapılan görüşmeler de kullanıldı.

Sonuçlar, kırsal kesimdeki çocukların duygusal ve psikolojik sorunlara daha yatkın olduğunu gösterdi. Bunlarda yoksunluk, depresyon ve sosyal zorluklar daha sık görülüyordu.

Öte yandan Telegrafi’nin raporuna göre, şehirlerdeki çocuklarda özellikle dikkat ve hiperaktivite bozukluğuyla ilişkili davranışsal belirtiler daha sık görülüyordu.

Araştırmacılara göre bir çocuğun büyüdüğü yer onun ruh sağlığını farklı şekillerde şekillendirebiliyor. Akademik stresten günlük yaşamın daha hızlı temposuna kadar kentsel yaşamın stresleri, artan davranış sorunlarıyla ilişkilendirilebilir.

Kırsal bölgelerdeki çocuklar sıklıkla başka zorluklarla karşı karşıya kalırken: yoksulluk, izolasyon, hizmetlere daha sınırlı erişim ve bazı durumlarda, iş için şehirlere göç eden ebeveynlerden ayrılma. Bu faktörler terk edilme, depresyon ve duygusal güvensizlik duygularını etkileyebilir.

Araştırmacılar ayrıca zihinsel bozukluk tanısı alan 3.003 öğrenciden oluşan alt grubu da analiz etti. Bu grup içinde kırsal ve kentsel alanlar arasındaki fark daha da belirgindi.

Kırsal bölgelerden gelen öğrencilerde daha fazla içe kapanma ve depresyon belirtileri, sosyal sorunlar, düşünmede zorluk, kuralları çiğneme ve saldırgan davranışlar görüldü. Kentsel bölgelerdeki öğrencilerde daha fazla fiziksel şikayet ve saldırgan davranış görülürken,

Özel bir bulgu da cinsiyetle ilgiliydi. Yaşanan yere göre erkek çocuklarda psikolojik belirtilerde daha fazla farklılık gözlenirken, kızlarda böyle bir farklılık saptanmadı. Araştırmacılar, erkek çocukların ruh sağlığının, büyüdükleri çevreye daha duyarlı olabileceğini tahmin ediyor.

Yoksulluk, başarılı olma baskısı ve destek eksikliği

Araştırmanın yazarları, bu farkı açıklayabilecek çeşitli faktörlerden bahsediyor. Çin’in kırsal bölgelerindeki çocuklar genellikle daha zor sosyoekonomik koşullarla, daha az eğitim kaynağıyla ve ruh sağlığı hizmetlerine daha sınırlı erişimle karşı karşıya kalıyor.

Önemli bir faktör de “geride bırakılan çocuklar” olgusudur; yani ebeveynleri çalışmak için şehirlere göç etmiş, büyükanne ve büyükbabalar veya diğer akrabalar tarafından büyütülmüş çocuklar.

Şehirlerdeki çocuklar için baskı farklı niteliktedir. Ebeveynlerin okul başarısına güçlü bir şekilde odaklanması ve rekabetçi bir eğitim sistemi, DEHB ve diğer davranış sorunlarının daha sık tespit edilmesine yol açabilir.

Yazarlar, kırsal alanların özellikle depresyon için daha iyi ruh sağlığı taramasına ve ayrıca teletıp gibi daha erişilebilir hizmetlere ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Şehirlerde DEHB’nin erken tespiti, okullarda ve ailelerde destek güçlendirilmelidir.


Kaynak: prizrenpost

Leave a Reply

Kërko ndihmë për trajtim shëndetësor jashtë vendit
Të fundit