16°C
Prizren

Sykes-Picot Değil, Recep Tayyip!

PRIZREN POST | 09:16 - 22.09.2017

Yazar: Harun Davut KARAHANLI

Kerkük’te Deaş’dan ABD füzeleri çıktı. ABD, YPG ve Deaş’a bütün silahları kardeş payı yapmış, o konuda bir eşitlik getirdiğini kabul etmek lazım Orta Doğuya. Barzani “16 yaşından beri” taşıdığı bir hürriyet aşkı uğruna, kendince haklı olarak “çevremde herkes ülke kurarken” ben bu kadar Peşmerge Kürt’le neyi bekliyorum dedi. Ama göremediği bir şey var. Referandumla bağımsızlığını ilan ettiğinde, ABD’nin emzirdiği YPG bir operasyon çomağı olarak Kuzey Irak’ı da almak isteyecektir. 

Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani, referandumla bağımsızlığı getirse de, o “yerli milli peşmergelerin” Kürdistanı olamayacak. Barzani alaşağı edilerek bölgedeki yeni Yahuda krallığının bekçisi olan YPG girecek. YPG yani PKK’nın 4’te 3’ünü oluşturan Suriye’nin kuzeyinde Baas rejimi tarafından ötelenmiş, vatandaş yerine konulmamış ve dahi vatandaş kimliği dahi verilmemiş yıllarca “yaşar ne yaşar ne yaşamaz” bir kimlik bunalımıyla, yalnızca esrar ve kenevirden gelenle hayatını idame ettirip militan maaşıyla mağara geçindiren PKK-YPG için, Avrupa’nın gençlerine taze uyuşturucu mümessilliği, Türk ve İslam dünyası düşmanı petrol emici kenelerin emirerliği gibi İsrail’in ileri karakolu olmak da çok fazla koymayacaktır. 

Kapitalizmin göbek deliği Siyonizmin petrol şirketlerinin emirerliğini yapmak kerameti kendinden menkul Komunist-Leninist PKK için sorun teşkil etmemektedir. Siyonizm, İngiliz’e petrolü Filistin’i kendine apardığı gibi, herkesin zaaflarına oynamayı çok iyi bilmektedir. Kürtleri daha seküler bir noktaya çekmek, bir zamanlar Türkiye’ye yaptıkları gibi bir gavur zihniyet valisi atayarak, yerel değerlerinden uzak, dini teamüllere saygısız, geleneksel kültür ve zihniyet yerine Avrupa’dan devşirme özenti bir taklit medeniyeti dizayn ederek kapitalizmin Kürdistanı olarak kendi petrolleriyle rezil edilecekler. Buna Türkiye göz yumamaz. Kaldı ki, Ortadoğuda yeniden haritalar çizilecekse, zamanında biri İngiliz biri İngiliz olan Sykes-Picot’un yaptığı gibi bu gün biri Ahmet biri Mehmet yapmalıdır. Yani Türkiye misak-ı milli sınırlarına ve dahası gönül coğrafyasına sahip çıkmalıdır ve çıkacaktır. Öncelik Irak ve Suryenin sınır ve milli bütünlüğü yok eğer illa sınırlar değişecekse ne 1. ve 2. dünya savaşı sonrası dünya kaldı, ne de o müstemleke Türkiye! Bu gün Türkiyeye rağmen kimse adımını atamaz. Atamıyor da…

Dünyadaki mazlumların umudu Türkiye, kendi akrabası olan Kuzey Irak Kürt ve Trkmenlerini asla bu hayasız akının kucağına bırakamaz. Çünkü Amerika’nın İsrail’in veya Terörizme destek veren, verirken de bundan hiç gocunmayan iki yüzlü Avrupanın yegâne dileği hür Kürdistan ve Kürtlerin dünya ve ahiret selametleri değil! Katliam ve sömürü-kolonizasyonla dolu tarihi olan emperyal batı, kiminle dans ettiyse çelme taktı, kime su verse zehirledi. Kürtler bu oyuna asla gelmemeli, şu karışık süreçte, Irak’ı ve Suriyeyi parçalayıp yani bir geminin muhtelif yerlerini parçalayıp o parçaladıkları parçalarla karaya, selamete ulaşabileceklerini asla sanmamalıdırlar. Erdoğan, bunun mücadelesini vermektedir, yeni kanların akmaması için!

Barzani yıllardır bekaret gibi koruduğu saltanatını ya YPG’ye terketmeye razı olacak ya da mücadele edecek. Mücadele ederse bütün Kürtleri yeni bir kıyım ve savaşa atacak. İşte Türkiye bunun endişesini iliklilerine kadar hissetmektedir. Kuzey Iraklı Kürt Peşmergeler şunu düşünecek ferasete sahip olmalılar, yaptıkları hareketle sonuca ulaşsalar da, kavga dövüş ayrıldıkları Irak’la mı, İran’la mı, neyüdüğü belirsiz Suriye ile mi, kafa tuttuğu Türkiye ile mi yaşam damarlarını besleyecek? Diyelim ki ABD, YPG koridoruyla denize, Akdeniz’in ılık sularına açılmayı vadetti! Be hey ahmak, ABD’ye güvenenlerin sonunu görmedin mi? Afganistan, Irak, Suriye, Türkiye… ABD sen tam bağımsızlığını kazan da özgürce komşu ülkelerinle bölgende yetiş serpil diye mi seni destekliyor sence? İsrail daha özgür ve demokratik bir dünya için mi senin bağımsızlığını istiyor?

Heterojen yapıdaki Toros ve Zagros arasına yayılmış Kürt topluluklarının beraber hareket edemeyişindeki hakikat, Kürtler Arami gurup (İbrani-Arap-Yahudi), Farisi gurup (Soran-Süryani-Ermeni), Türki Turani gurup (Moğol-Selçuki Türkmen aşiretler) ve bir kısım da Mezopotamyanın yerli halkları (Asuri-Elam-Gut-Babilonya-Ninovalı) etnisitelerinden oluşmuştur. Dilleri de Hint Avrupa dil ailesinin Farsça dillerinden dağlık kürt kültürü versiyonudur. Tacikce, Afganca, Horasan Farsçası gibi…

Nebukadnezar, meşhur Babilli hükümdar Süleyman tapınağını yıkıp Yahudileri köle olarak Mezopotamyaya getirdiklerinde bir kısmı aşağı mezopotamyada Irak bölgesine bu gün özellikle Kuzey Irak Kürdistan bölgesi denen dağlık kabileler arasına bir kısmı da daha yukarıdaki Anadolu’daki Ermeni şehir devletleri prinkepsliklerine yayıldılar. Bu gün Ermeni yahudilerine Pagrudin denilmektedir. Peşmerge içindeki Yahudileri de basit bir Youtube vasıtasıyla görebilirsiniz. Bizi bizden iyi bilen ABD, bu nüfustan yararlanarak binlercesini kuracağı bir proto büyük İsrail vilayeti için yıllardır eğitti donattı hazırladı. Bu eğitim ve devletleştirme politikalarının 50 yıllık bir süreç olduğu çoğu uzman tarafından dillendirilmiştir. Belki de İsrail’in Kürdistan seviciliği buradan geliyor olabilir. Ama müslüman, muvahhid, ehli sünnet vel cemaat Peşmergeler ve tüm Kürtler bilmedilir ki, İsrailin desteklediği, ABD’nin garantilediği işten kendilerine hiç ama hiçbir hayır gelmeyecektir.

Harun Davut Karahanlı – Uluslararası İlişkiler

*Yazarların görüşleri mutlak olarak Prizren Post’un görüşlerini temsil etmemektedir.


Etiketa:
Arivisti Company