Çarşamba, Haziran 3rd 2026

Dünyanın en eski ve en yaygın kullanılan ilaçlarından biri olan aspirin, kanserin önlenmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Yeni araştırmalar, öncelikle ağrıyı hafifletmesiyle bilinen bu ilacın, tümörlerin gelişmesi ve yayılması riskini önemli ölçüde azaltabildiğini gösteriyor.
Kolon kanseri için genetik riski yüksek olan bir İngiliz erkeğinin vakası, bunun en önemli örneklerinden biridir. On yıldan fazla bir süredir her gün aspirin kullanıyor ve şu ana kadar hastalığa yakalanmadı. Araştırmacılara göre, kanser riskini önemli ölçüde artıran bir genetik bozukluk olan Lynch sendromuna sahip kişilerde, en az iki yıl boyunca günlük aspirin kullanımı kolon kanserine yakalanma olasılığını %50’ye kadar azaltabiliyor.
Sonuçlar sağlık politikalarını etkilemeye başlıyor. Birleşik Krallık ve İsveç gibi bazı ülkelerde, yüksek riskli hastalar için düşük dozda aspirin kullanılmasını öneren tıbbi kılavuzlar güncellendi.
Ancak faydaları sadece önlemeyle sınırlı değil. Diğer çalışmalar, aspirinin kanser hücrelerinin vücutta yayılmasını azaltarak tedavi sonrasında kanserin tekrarlama riskini de azaltabildiğini gösteriyor.
Bilim insanları da mekanizmayı anlamaya çalışıyor. Aspirinin çeşitli biyolojik süreçleri etkileyerek kontrolsüz hücre büyümesini engellediğinden ve bağışıklık sisteminin tümör hücrelerini daha kolay tanımlamasına yardımcı olduğundan şüpheleniliyor.
Ancak uzmanlar, aspirin kullanımının risksiz olmadığı konusunda uyarıyor. Yan etkiler arasında iç kanama, mide sorunları ve nadir durumlarda ciddi komplikasyonlar yer alır. Bu nedenle doktorlar, aspirinin özellikle sağlıklı kişiler tarafından uzman tavsiyesi olmadan alınmaması gerektiğini vurguluyor.
Çalışmalar devam ediyor ancak bir şey kesin: Binlerce yıllık geçmişi olan bir ilacın hâlâ insan sağlığı açısından önemli sırları olabilir.
Kaynak: prizrenpost
